Türksat 3A Kanal Frekansları

10960 H 13000 5/6 > T3A Batı
STV Avrupa / Mehtap TV / Yumurcak / SHaber

10969 H 2400 5/6 > T3A Batı
Xazar TV

10970 V 30000 5/6 > T3A Batı
D-Smart

11012 V 30000 5/6 > T3A Batı
TAY TV (D-Smart)

11054 H 30000 5/6 > T3A Doğu
NTV Türkiye / CNBC-e / E2 / NTV Spor / Kral TV

11094 H 24444 3/4 > T3A Doğu
TRT 1-2-3-4/Çocuk-INT

11096 V 30000 5/6 > T3A Batı
Çay TV / Doğu TV / PowerTurk / Rumeli TV / Tempo Tatlıses / Expo Channel / Natural Life / FashionOne / Number 1 TV / Flash TV / Karadeniz TV / Kıbrıs Ada TV / Yaban TV

11194 H 7200 3/4 > T3A Batı
Haber Türk TV / Kanal 1

11525 V 4557 3/4 > T3A Batı
BRT KKTC

11628 H 6666 5/6 > T3A Doğu
ATV Türkiye

11642 H 10370 5/6 > T3A Doğu
KanalTürk

11742 V 2965 5/6 > T2A Batı
Kanal Avrupa / Halay / Berat

11746 H 27500 5/6 > T2A Doğu
Türksat promo / AlJazeera Ch. / AlJazeera Eng. / AsuTV / TV 52 / Tempo TV

11777 H 4800 5/6 > T2A Doğu
Kanal 7 Türkiye

11804 V 24444 5/6 > T2A Batı
DHA Servis Kanalı

11830 V 7200 5/6 > T2A Batı
Kanal 7 INT / TVT / Ülke TV

11845 V 4444 5/6 > T2A Batı
Smart TV / Akıllı TV / Taraftar TV / Club

11858 V 3150 5/6 > T2A Batı
TGRT Haber EU

11862 H 27500 5/6 > T2A Doğu
Star TV TR / Kanal D TR / D Shopping (D-Smart)

11870 V 8888 3/4 > T2A Batı
TV 8

11879 V 2815 5/6 > T2A Batı
Fox Turk

11883 V 2400 7/8 > T2A Batı
Tempo Tatlıses

11885 H 2960 3/4 > T2A Doğu
ART Avrasya

11894 H 2960 3/4 > T2A Doğu
ANS TV

11906 H 4800 5/6 > T2A Doğu
Samanyolu TV

11938 H 27500 5/6 > T2A Doğu
D-Smart

11944 V 4444 5/6 > T2A Batı
Kanal B

11949 V 2177 3/4 > T2A Batı
DTV

11953 V 2980 3/4 > T2A Batı
Kıbrıs Genç TV / MMC Turk

11957 V 2960 3/4 > T2A Batı
ART Avrasya

11964 H 5925 3/4 > T2A Doğu
Show TV Türkiye

11973 H 7200 3/4 > T2A Doğu
Fox Türkiye

11981 H 5200 5/6 > T2A Doğu
TGRT Haber / TGRT Pazarlama

11991 H 3125 3/4 > T2A Doğu
KanalTürk

12015 H 27500 5/6 > T2A Doğu
Moral TV / Başkent TV / BengüTürk / Kanal 13 / Business Channel

12129 H 4000 5/6 > T2A Doğu
MTV Türkiye / Nickeleodeon Channel

12130 V 27500 5/6 > T2A Batı
Kon TV / Shopping TV / Halk TV / Kaçkar TV / Yıldız TV / Toprak TV / Kanal 67 / AKS TV / Hamsi TV / Kral Karadeniz / Ulusal Kanal / Antalya TV

12139 H 11111 5/6 > T2A Doğu
Digette paket (Iplay / Esin / Ekin / Club / İman / Denge)

12592 H 8888 3/4 > T3A Batı
Cine 5 / SuperSport / Viva / Gala

12593 V 2500 5/6 > T3A Batı
Rustavi 2

12601 V 2800 5/6 > T3A Batı
Azad Azerbaycan

12601 H 4400 3/4 > T3A Batı
Kanal A

12607 H 2950 5/6 > T3A Batı
Bursa Olay TV

12612 H 4800 5/6 > T3A Batı
Buket TV / TürkÇ

12615 V 4800 5/6 > T3A Batı
ATV Avrupa / TürkÇ

12620 V 2400 3/4 > T3A Batı
Yeni Asır TV

12632 V 2222 3/4 > T3A Batı
MPL TV

12636 V 3125 3/4 > T3A Batı
Kanal Biz

12640 V 2400 7/8 > T3A Batı
Ege TV

12643 H 4800 5/6 > T3A Batı
NTV Avrupa / Kral Avrupa

12644 V 2960 5/6 > T3A Batı
TV Net

12650 H 4250 5/6 > T3A Batı
Sky Turk

12656 H 4444 5/6 > T3A Batı
Show Turk

12685 H 30000 5/6 > T3A Batı
Gaziantep Olay TV / TV Net / Kanal B / Hilal TV / Ses TV / Ege TV / Vatan TV / Aksu TV / Mavi Karadeniz / Tempo TV / Kanal T / TV 58 / Kanal 35 / Kanal 55

12729 H 30000 5/6 > T3A Batı
Türksat promo / Ata TV / Meltem TV / Özlem TV / Mesaj TV / Marmara TV / Kadırga TV / Cem TV / Su TV / Dost TV / Airport TV / TV5 / 6 News / Business Channel

DOĞRU İŞE DOĞRU ELEMAN

Yazarı : John FINNIGON
Yayınevi : Rota
Baskı : İstanbul / 1995 / 153 shf.
ISBN : 975-7805-37-8
Bilim Grubu : Yönetim
Türü : Tercüme
Hitap Ettiği Okuyucu Kitlesi: Özel İlgi

Genel Değerlendirme:
Bu kitap, yeni elemanları işe alma ve onları eğitme konusunda daha etkili olmak isteyen yöneticiler için yazılmıştır. Artan istihdam maliyetleri ve verimli çalışmayan elemanların daha az göze çarpan maliyeti, personel seçim ve eğitimini, yüksek öncelikli bir görev haline getirmiştir. Eleman seçme, işe alma, motive etme, yerleştirme, eğitme ve geliştirme, performans değerlendirmesi, ödüllendirme sistemleri kitabın ele aldığı başlıca konulardır. Ayrıca kitapta birçok pratik önerilerde mevcut.

1-BÖLÜM
Tam Kullanılmayan Kaynak: İnsan
Yönetim, sonuçlara ulaşılmak için kaynakların kullanımıdır. İki çeşit kaynak vardır. Birincisi insan, para, makine vb. ikincisi de fikirler, liderlik, ilham. Bunlar olmaksızın sizin sonuca ulaşmanız imkansızdır. Bu kaynakları içinde de en önemli olan da insandır. Her bir kaynak için belirli bütçeler oluşturulur ve bunlarla yönetimi en iyi şekilde yapıp, amaca ulaşmak istersiniz. O halde en önemli kaynak dediğimiz insan içinde bir bütçe ayrılmalıdır. Onun eğitimi, motivasyonu sağlanmalıdır.
Sanayi ve iş kuruluşlarında en az saygı duyulan ve değeri en az takdir edilen bölümlerden biri, personel bölümü olagelmiştir. Oysaki bu bölüm iyi anlaşılır, personelle olan ilişki iyi kurulursa şirketin gelişmesi ve kara geçmesi daha kolay olacaktır. Burada personel yönetiminin kilit işlerine bakmakta yarar vardır.
1-İyi tanımlanmış işleri doğru zamanda yapacak yeterli sayıda doğru elemanın sağlanması
2-İnsan kaynaklarının en etkili şekilde kullanılıp geliştirilmesi
3-İnsanların performanslarını değerlendirme, onları güdüleme ve ödüllendirme
4-Şirketin ortamının, bu kilit işlerde başarıya ulaşabilmesi için uygun olduğunu sağlamak
5-İşe insan alınması zamanlarında şirketin yasalar dahilinde hareket etmesini sağlama
6- Ulusal ve yerel anlaşmalarda tanımlanan endüstriyel ilişkilere ve yasaların gerektirdiği prosedürlere katılma
Eğer doğru işe doğru kişiyi yerleştirme büyük ölçüde personel yöneticisine bağlıysa, Personel yöneticisi gelecekte karşılaşacağı işe alma doğru alanda istihdam etme sorunlarıyla başa çıkma sorunlarıyla karşılaşacaktır. Personel yönetimi bölümünün başarıya ulaşmasını isteniyorsa şunlara dikkat edilmelidir...
a-Marjinal kalmaması; işin merkezine yerleştirilmesi
b-Her zaman kesin enformasyon sağlayamasa da, insan gücünü planlaması
c-Sağlanması çok güç ve değerli olan enformasyon sağlaması
d-Geleceğe yönelik planlama işlevi görmeli
e-Yaptığı bu işlerde bilgisayarı kullanmalı; sosyoloji, psikoloji ve çalışma ortamları hakkında uzmanlara ulaşabilmeli
f-Değerlendirmeyi iyi yapmalı
Bir iş merkezinin yöneticisinin en fazla önem vereceği şey kardır. İnsana yapılan yatırım ile diğer şeylere yapılan yatırımdan alınan karşılık aynıdır. Bölüm yöneticisinin gereksinimleri şunlardır...:
a-Personel yöneticisi, bölüm yöneticisini anlamalı ve her türlü personel ve eğitim etkinliğinde bunları göz önüne katmalıdır.
b-Şirketin ve ona bağlı çalışanlar hakkında bilgi almak
c-İşlerin, verilecek eğitimin en iyi şekilde olmasının sağlanması için düşünülerek düzenlenmesi
d-İnsan gücü geliştirme ve kullanma planına sahip olma
2-Çalışma Koşullarının Düzenlenmesi
İnsanlara bir yatırım yaklaşımı gerçekleştirirken, başlangıç noktası iş çözümlemesi olmalıdır. Bu iş niye var? Amacı nedir ? Amacına bağlı olarak nasıl yerine getiriliyor ? Amacına ulaşılıyor mu ? gibi temel sorularla çözümlenmeli.
Böyle bir çözümlemeye girmeden önce işle ilgili enformasyon toplanması gerekecektir. Bu enformasyonun toplanma kaynakları ise ;
· Müdürler ya da bölüm yöneticileri
· Denetçiler
· İşi yapan kişilerden
· İşten ayrılmak isteyenlerden
· İşçi temsilcilerinden
Bu enformasyon kaynaklarının kendi işlerine göre olumlu ve olumsuz yanları olabilecektir. Müdürler ilk defa kendilerini böyle bir şey içinde tartışırken bulabileceklerdir. Denetçiler ise, işçi ile ilk elden teması olan kişilerdir. Bunları bilgi toplama sahasına çekmeli ve işle temaslarını kesmeliyiz. İş çözümlemesi yapmadan önce çalışanlar bu konuda iyi bilgilendirilmelidir ki bir sorun çıkmasın. İşte çalışanlar iş hakkında en mükemmel enformasyon kaynağıdır. Bunun böyle olduğunun birçok yönetici farkında değildir. Bu nedenle akıllı yöneticiler işçilerle sık görüşür ve işlerin ilerleyişi hakkında ilk bilgileri almalıdırlar
İşten ayrılanlar, personel ve bölüm yöneticilerinin ihmal ettiği bir enformasyon kaynağıdır. İşten ayrılan kişiyle yapılan bir görüşme eğer makul sınırlar içinde tutulabilirse iş yerinde işlerin nasıl gittiği personelin birbiriyle kişisel ve yönetsel ilişkileri ve bunlar gibi bir çok bilgi elde edilebilir.
Bilgileri toplarken bir takım engellerle karşılaşılması oldukça doğaldır. Sabırla bu engellerin üzerine gidilmeli ve kişiliklere zarar verilmemelidir. Bu bilgi toplama işlemini yapan insan kişisel mizaçlara yapılan yanlışlıklara takılmadan ve yılmadan enformasyon toplamaya devam etmelidir.
Yapılacak işlerin çözümlenmesinde bölüm yöneticileri doğru kişiler değillerdir çünkü, buna uygun bir eğitimleri ve de zamanları yoktur. Aynı zamanda işin içindedirler ve tarafsız yaklaşamayacakları gibi kendileri sorunun bir parçası da olabilirler. Çalışanlar bölüm yöneticisine yaptıklarını değil de, onların görmek istediklerini görmek isterler. Bu nedenle dışarıdan bir uzmana ya da personel yöneticisine yaptırılmalıdır. Bulguları iyi değerlendirmek için yöneticiler iş yeri ilke ve hedeflerini bildirmelidirler ki çözümlemeyi yapacak olan kişi kilit noktaları saptayabilsin. Daha sonra örgütsel yapı şeması incelenmelidir yoksa oluşturulmalıdır. Çözümleyici enformasyonu çok dikkatli toplamalıdır ki bilgiler toplanırken içerisine insan doğasından kaynaklanan duygular, uyuşmazlıklar girmesin. Toplanan bu bilgilerle, zaman israfı, etkinliklerin çakışması, insanlardan yetersiz yararlanma gibi kusurların giderilmesiyle yeniden örgütlenme sağlanabilir. Yapıdaki yanlış ya da eksik elemanlar belirlenir. Yeni kişileri işe alama ya da işten çıkarma varsa bu gereksinim öğrenilir.
3 -Arz Kaynakları
İş ve personel tarifi tam yapılmasa da iş çözümlenmesine gidilmese de bir bölüm veya işletme için doğru elemanı bulmak gerçek bir sorundur ve büyük mali bir yük getirir. Doğru eleman şirket içindekilerden seçilebileceği gibi dış kaynak olarak okullardan, üniversitelerden, işletme okullarından ve iş gücü piyasasından bulunabilir.
Bölüm yöneticisi için bordroya yeni birisini eklemektense şirket içindeki yetenekleri değerlendirmek daha uygundur. Bununla birlikte yöneticiler okullarla, üniversitelerle içli dışlı olmalı ve genç yetenekleri şirketinin geleceği adına şirketine kazandırmalıdır. Kendisi bizzat bu işleri yapamıyorsa personel yöneticisinden bu konuda faydalanabilir. Son yıllarda çoğunlukla ihmal edilen bir kaynakta kadınlardır. Genç kadınların istihdam etmemenin eski nedeni kısa süre sonra evlenip işten ayrılacak olmalarıydı artık bu neden geçerli değil. Bu kaynaktan yeterince faydalanılması gerekir.
4 -Doğru İnsanı Seçme - 1
Eleman seçme işinde deneyim edinmemiş bölüm yöneticileri dışarıdan bir uzmanın yardımına başvururlar. Yardım alınsın veya alınmasın her yöneticiye yeni eleman alırken uymak zorunda olduğu bazı ilkeleri göstermek mümkündür. Buradaki ilkeler ilan ilkeleriyle aynı olup şu şekildedir;
İlan Verme
a - İlan dikkat çekici olmalı.
b - Yanıt verme arzusu uyandırmalı.
c - Eyleme geçmeye tahrik etmelidir.
Yanıtların Çözümlenmesi
Başvuru mektupları sınırlı bir enformasyon sağlar. Bunu daha fazla geliştirmek için ayrıntılı anketler hazırlanabilir. Değerlendirmeler objektif bir şekilde yapılmalıdır. Yapılan bu değerlendirmelerden sonra tespit edilen bu adaylar için görüşme hazırlıkları yapılır. Başarılı bir görüşme başarılı bir hazırlığa bağlıdır. Yapılan görüşmeler istenilirse kaydedilir.
5 -Doğru İnsanı Seçme - 2
Doğru insan seçiminde ek yöntemlerde kullanılabilir. Testler böyle bir ek yöntemdir. Çeşitli türde testler vardır: zeka testleri, yetenek testleri, kişilik testleri ve mizaç testleri. İşin gereksinimine göre bunlardan faydalanılabilir. Yapılan bu yöntemler bireylerin kişisel yönleriyle ilgiliydi. Oysaki iş koşuları genellikle insanların gurup halinde çalışmasını gerektirir. Bundan dolayı işe alınacak kişinin gruplara uyumu da önemlidir.
Ayrıca doğru insan seçiminde kullanılan diğer bir yöntemde grafoloji (el yazısı çözümlemesi) dir. Oldukça önemli kişisel faktörler hakkında bilgi verir. Bütünlük, başkalarıyla ilişkiler, koşullara verilen tepkiler, davranışın düzenlenmesi ve takım ruhu bu faktörlerdendir.
6 -İnsanları İşlerle Eşleştirme
Başarı ancak işlerle insanları dikkatli bir şekilde eşleştirmenin ardından gelecektir. Yönetici insanlara neden çalıştığını çok iyi bilmek zorundadır. İnsanlar ücret, güvenlik, mevki gibi nedenlerden çalıştığı gözükse de asıl neden motivasyondur. Yöneticiler işyerlerinde insanlar arası diyaloğu en iyi şekilde sağlamalıdırlar. Herşeyden önce çalışanlar insandırlar unutulmamalıdır. İnsanların kendileri için çalışmalarının sebebi, onların kendi gereksinimleridir. Siz bu gereksinimleri onlara en iyi şekilde verirseniz onlarda sizler için daha iyi çalışacaklardır.
7-İşe Başlatma
Yeni insanların işletmeye alınması oldukça pahalı olabilir. Oysa ki zamanın da okullarla temasa geçilip mezun olanlar alınabilirse yaz kampları şeklindeki kurslarla bu yeni mezunlar işletmeye kazandırılabilir. Modern şirketlerin çoğunda personel yöneticisin çoğu vakti Üniversite son sınıflara seminer vermekle geçer. Kendisinin zaman kaybı ve yorgunluk yanına kâr kalıyor dense de o kendi işletmesi için iyi bir reklam ve işçi tespiti yapar.
Yeni insanlar alınır: Bunlar her atama döneminde uygun kurslardan geçirilir. Gerekli eğitimleri sağlanıp ve geleceğin şirket yöneticileri yetiştirilmeye çalışılır. Atama dönemlerinde uygun olmayan ilerde çalışanlar varsa bunlar yeteneklerine göre işlere kaydırılırlar
8-Terfi Ve Gelişme
İnsanları bulmak onları yetiştirmek kolay olmayan bir iştir. Elde bulunan insanların şirket içi prosedüre göre terfi ettirilmesi, yetişen yeteneklerin şirketin geleceği adına değerlendirilmesi sağlanmalıdır. Bu terfi daha önceden planlanmış deneyim yoluyla gerçekleştirilebilir ya da kendini geliştirmiş insanlar terfi ettirilir. Ayrıca insan yetiştirme açısında varsa dışarıda açılan kurslar kullanılabilir.
Terfi Ve Gelişim Etkinliklerinin Prosedürü
· Yeteneği ortaya çıkarma ve geliştirme gereksinimini saptayın
· İnsanlar hakkında enformasyon toplayın
· Örgütlenmenin gelişme ve teri için uygun olup olmadığı
· Kişisel programların tasarımı
· Terfi
9-Değerlendirme Ve Ödüller
Yapılan her işte olduğu gibi işletmedeki çalışanlarında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu değerlendirme genelde olduğu gibi aşağıdaki şekillerde yapılmaktadır.
· İşi zamanında yapmak
· Kişilik işbirliğine girme
· İnsanlarla iyi geçinme
· İçtenlik
· Vicdanlı olma
· Çalışma kapasitesi
· İş bitirme yetisi
Bütün bu nitelikler yöneticiler için büyük önem taşımaktadır. Bunların iyi değerlendirilmesi gereklidir. Değerlendirici bu işi yaparken kendisini değerlendirilenin yerine koymalıdır. Yapılan işin karşılığında verilen ücrette mutlaka değerlendirilmeye alınmalı, eğer teşvik gerekiyorsa motiveyi daha da arttıracaksa verilmelidir.
10 -Yasa Ve İletişim
Bu bölümde Birleşik Krallıkta personel yönetimi hakkında çıkartılan yasanın incelenmesi yapılmıştır.
11-Doğru İşe Doğru Eleman: Gelecek
İşletmenin gelecekteki eleman sorununun şansa bırakılmamalıdır. Bölüm yöneticisi şirketin refahı ve devamı açısından buna dikkat etmelidir. Gerekli elemanları zamanında tespit etmeli, yetenekleri kaçırmamalıdır. Çalışanlarını kazanma yoluna gitmeli onların gereksinimlerini çözmelidir. Çok önemli bir noktada ..:eğer böyle bir gelişmeye karar verilirse ilk yapılacak şey eldeki değerleri tanımak olmalıdır. Yenilikleri düşünmeye başlamadan önce eskilerin sağlamlaştırılıp, pekiştirilmesi lazımdır. Var olan insan kaynakları en iyi şekilde planlamasının yapılması gerekmektedir.

NASIL BİR YÖNETİCİSİNİZ

Yazar: Charles MARGERİSON
Yayınevi:İlgi Yayıncılık
Baskı:
İstanbul
ISBN:975-399-025-1
Bilim Grubu:Yönetim
Türü: Tercüme
Hitap Ettiği Okuyucu Kitlesi:Özel İlgi

Genel Değerlendirme:
Bu kitap yaptıkları işi ve o işi uygulama yollarını yargılamak isteyen yöneticiler içindir. Kitap da nasıl bir iş tercih ediyorsunuz? Sizi ve başkalarını teşvik eden etkenler nelerdir? Toplantılarda ne kadar verimli olabiliyorsunuz? Zamanı iyi kullanabiliyor musunuz? gibi sorulara cevap aramak mümkündür. Yazar bu kitabı oluştururken 800 ayrı yöneticiyi tarayarak hazırladığı için, daha ziyade anket üsluplu bir teknik kullanılmıştır. Her konuda bazı sorular sorulmuş, cevaplar aramıştır

Kitabın Artıları:
Her şahıs anket sorularını cevaplayarak kendi yerini bulabilir, Ve sadece kendine bir fikir verebilir.

Kitabın Eksileri:
1-Kitap daha ziyade bir şirketi verimliliğini daha ziyade nasıl artırabiliriz, sorusuna cevap bulmakta, geneli yansıtmamaktadır.
2-Kitap kapitalist bir düşünceyle yazıldığı için başarmak ve terfi etmek için her türlü yol mübah görülmüştür.
3-Kitabın özet şeklinde anlatılması zor olup, ancak anketlerle işlenirse verim alınabilir.
4-Kitaptaki alıştırmalar, birer test değildir; ancak araştırma ortamı oluşturmak için kullanılan yöntemlerdir.

GİRİŞ :
Yöneticiliğe Yaklaşımınız Nasıl?
Ne tip bir yöneticisiniz? Yöneticiyi, başkalarının yaptıkları işten sorumlu kişi olarak tanımlıyoruz.

Herkesin çalışma yolu farklıdır, başarılı olabilmesi için güçlü yönlerini geliştirme, zayıf yönlerini de en aza indirmesi gerekir. ‘Yöneticiler eğitilebilir mi?’ sorusuna evet diye cevap verilebilir. Her insan fıtratına göre yönetim tarzı sergiler. Zeka, öğrenimle bir noktaya getirilse de, önemli bölümü anne ve babamızdan kalıtımsal olarak kalmaktadır. Acaba bir okulu idare eden yönetici, aynı şekilde fabrikayı da idare edebilir mi? Yazar, bütün koşullarda ve farklı durumlarda etkili olabilecek bir önderin var olmadığını ileri sürüyor. Kişilerin yeteneklerini ortaya çıkarıp ona göre istihdam edilmesi gerekmektedir. Kişi, beceri ve yeteneklerini geliştirip daha çok öğrense de kolay kolay kişiliğini ve çalışma biçimini değiştiremez.

Yöneticinin görevleri nelerdir?
Yönetim işetmenin can damarıdır. Yöneticinin eski otoritesi zayıflamıştır. Çoğunluk otoriter kişilerden hoşlanmamaktadır. Kişiler bu saygıyı ilerindeki başarı ile kazanmak zorundadırlar. Bu gün artık ‘rıza’ yoluyla yönetim çağını yaşıyoruz. Steward, yaptığı araştırmalarda yöneticilerin vakitlerini % 75’ini başkaları ile konuşarak geçirdiğini saptamış. Bu yönden, konuşma yeteneği yönetici için önemlidir. Yöneticiler hem konuşmayı, hem dinlemeyi bilmelidirler.

Dikkat! ‘Bu kitabı kendi kendinize uygulamanız gerekmektedir. Kitaba hiçbir katkıda bulunmayıp, okuyanlar ondan bir şeyler istifade edemezler. Kitap sizden çok şey istemektedir. Ancak, bütün testleri buraya kaydetmemiz zor olduğu için bu size bir fikir verebilir.

BÖLÜM I

Ne tür bir işiniz var?
İnsanlar Ve Zaman:Burada kime ne kadar zaman ayırdığınızı düşünebilirsiniz.

Zamanınızı nasıl ölçersiniz.
Olayları kayda geçirmenin, her dakikayı kaydetmenin dışında daha kolay bir zaman izleme yöntemi vardır.
Faaliyet analizi: Bu analizde işinizin belli bölümlerini içerdiğini kendi tecrübelerinizden bildiğiniz önemli faaliyetleri saptayın. Sonra, her faaliyete ayırdığınız zamanı günlüğünüze kaydedin. Unutmamak için her saat başı, o önemli faaliyeti yazın.

Bir yöneticide aranması gereken en büyük özellik, konuşma becerisidir. İkincisi de yöneticilerin kendi zamanlarını planlamada güçlük çekmeleridir.

Yönetim rolleri aşağıdaki gibidir:
1-Şef, 2-Grup lideri, 3-Aracı, 4-Bilgi, 5-sözcü, 6-Girişimci, 7-Kaynak dağıtan, 8-Sorun çözen, 9-Pazarlıkçı, 10-Kişisel.

Bunları düşünüp gelecek yıl şu sorulara cevap aramalısınız.
1-Gelecek yıl şu işlere daha az zaman harcamalıyım:
2-Gelecek yıl şu işlere daha fazla zaman harcamalıyım:
3-Gelecek iki, üç ay içinde başarmayı planladığım en önemli şeyler şunlardır.

Yaptıklarınızı yazmak, anlaşılması çok güç olan şeyleri açıklığa kavuşturmanın bir yoludur. Bir yöneticinin görevi önce kendisini, sonra diğerlerini organize etmektir.
-Zamanınızı alan başlıca faaliyetler nelerdir?
-ilerleme için hangi engelleri aşmak zorundasınız?
-Rolünüzü geliştirmede ne gibi seçenekleriniz var?

Görevlerin değerlendirilmesinde, yapıcı bir yaklaşım:
1-Gözden geçirilen dönem içerisinde, astınıza yaptığı önemli işlerin bir listesini hazırlamasını isteyin. Bu dönem, üç ile altı ay, en çok bir yıl olmalıdır.
2-Toplantının ilk bölümünde olumlu yönler üzerinde durun. Bunların nasıl daha fazla geliştirilebileceği üzerinde plan yapın.
3-Zayıf, eksik bölümleri sona bırakın, ona soru sorarak sebeplerini araştırın.
4-Yöneticinin, konuları astıyla eğitim ya da rehberlik çerçevesinde tartışması önemlidir. Yönetici, astı istediği sürece onu eğitmeli, astının hedefinden sapma görürse rehber olmalıdır.

İşinizi bilin
Bazen çok konuşur, hiçbir iş yapmayız. Ama bazen de yeterince konuşmayız. Bana kalırsa yöneticiler ve astları yönetimin rolünün ne olduğunu ve görevlerin nasıl yerine getirilmesi gerektiğini aralarında oturup konuşmuyorlar, sonuç olarak her şey ile ilgili kişilerin davranışlarına bağlıdır. Bu yüzden yöneticinin olumlu bir davranış ortamı oluşturması çok önemlidir.

BÖLÜM II

Çalışma Hayatınızın Neresindesiniz?
Yönetim basamaklarında yükseldikçe sonucu beklemekte zorlaşır. Olayları mümkün olduğunca önceden görmek ve plan yapmak icabeder. Hepimizin davranışlarımızı etkileyen planları vardır. Ama bilincinde değilizdir.

İlk işiniz neydi? Şimdiki işinize benziyor muydu? Bu soralar cevap aranabilir:
Bir örnek: Mühendisler ve yöneticiler:
Soru: ‘Neden mühendislerimizi yönetici durumuna gelip terfi edince başarılarında bir düşüş oluyor’?

Mühendislerle, işlerindeki değişiklik hakkında konuştum. Mesleklerinde dönüm noktasına gelmişlerdir. Çoğu huzursuzdu. ‘Saatlerce toplantılarda oturmaktan başka bir şey yapmıyorum’ dedi birisi ‘Yönetici olduğumda ne yapacağımı bilediğim için kendimi suçlu hissediyorum’ dedi diğeri.

Şimdi mühendislerden teknik bilgilerinden ziyade planlama, programlama, insan ilişkileri ile ilgili konular isteniyordu.

Neredesiniz?
Kendi durumunuzu düşünün. Dönüm noktasına mı yaklaşıyorsunuz, yoksa şu anda o noktadan geçmek temisiniz.

Sizinle aynı düzeyde olan iş arkadaşlarınızla toplanın ve onların neler yaptıklarını, yeni işe nasıl yaklaştıklarını görmek için seminer düzenleyin.

Başkalarının sizden beklentileri, sizin yönetim görevlerinizin gerçeklerini anlamanızda çok yararlı olabilir. Yakınınızda ki kişilerin beklentileri olması, size baskı yaptıkları anlamına gelir. Sizden maddi bir şeyler bekleyeceklerdir. Toplantılara katılmanızı bekleyeceklerdir. Beklentilerin planlanması; bir süre, örneğin üç ay zaman tanıyın, neler yapılması lazım geldiğini belirtin. Ancak toplantılar düzenleyerek ve sorunları konuşarak baskı ve beklentilerle başa çıkılabilir.

Yöneticilerin çoğu zanlarını işle ilgili planlar hazırlamakla geçirirler. Aynı ilke, kendinizi yönetmekte de geçerlidir. Yönetimde yükseldikçe hiçten bir şeyler oluşturabilme’ yeteneği daha çok önem kazanmaktadır.

BÖLÜM III

Nasıl Bir İşte Çalışmayı Tercih Ediyorsunuz?
Kişilere seçenek verilirse, çoğumuz hangi işlerden hoşlandığımızı ve o işi nasıl yapmak istediğimizi biliriz. Bu ilke çoğumuz için geçerlidir. Bazıları düzenli çalışmaktan hoşlanırlar Ötekiler fikirlerini ve yaratıcı güçlerini gerektiren işleri benimserler. Bazıları başkaları ile beraber çalışmakta güçlük çekerler, fakat nedenini bir türlü anlayamazlar. İş tercih profillerini kıyaslamak ve kişinin işini nasıl yürüttüğünü tartışmak çok yararlı olabilir. Böyle bir tartışma sonucu karşınızdakinin tercih ve becerilerini anlayabilir, birbirinizi tamamlayabilirsiniz. Yönetimde yükseldikçe hem sistemli, hem de yaratıcı olmak zorundasınız. Bu nedenle bir yaklaşımınız güçlü, diğeri zayıfsa, zayıf olan yönünüzü tercihlerinize aykırı düşse bile geliştirmeye çalışmalısınız.

İş Seçimi
Çoğu insanın, onları belli bir mesleğe çeken ya da iten bir takım kişisel nedenleri vardır. Kendi işinizi düşünün! İşinizden memnun musunuz? Kaç kez iş değiştirdiniz. Çoğumuz bizi ilgilendiren konularda meslek seçeriz.

İyi bir ekip oluşturma;
Bir yöneticinin görevi kişinin tek başına etkili bir biçimde yapamayacağı bir işin bir ekip oluşturmaktır. Bu yüzden her ekipte beceri ve yeteneklerin dengede olması gerekir.

Satıcı: Kafasında iyi bir fikri olan ve bu fikri başarıya ulaştırmak için büyük riskleri göze alan kişidir.
Yenilikçi: Yenilikçi de bir çeşit kaşiftir. Ama büyük riskleri göze almaktan kaçınır. Yenilikçi yeni fikirler üretir.
Uyumcu: Uyum sağlamaktan hoşlanan kişi ya da koordinatör. Standartların, değerlerin ve ilkelerin üzerinde önemle durur. Temelde düzenli kafa yapısına sahiptir.
Düzenleyici: Bu kontrolcü tip, ötekinin tam tersine sistemleri yürütmekten, makine, para ve diğer somut şeyleri düzenlemekten hoşlanan kişidir. Bu da ayrıntılarla uğraşmayı sever, kurallara önem verir.

Siz dairenin neresindesiniz?

BÖLÜM IV

Kendinizi Nasıl Görüyorsunuz?
Kendimizi zeki, yetenekli ve bilgili görürsek, sabırsız, kararsız, yavaş ve yetersiz kişilerden daha farklı görürüz. O yüzden kendi görüntümüz, sürdürdüğümüz yaşam tarzının temelidir.

Kişisel Tercih İndeksi:
Toplumsallık Puanı: Bazıları arkadaşlıktan ve başkalarının yakınlıklarından hoşlanır. Görünmeyi tercih ederler. Böyleleri çevrelerindeki kişilere açık olurlar. Patronun personeli üzerinde kesin tavrı olmalıdır. Personel, patronla eşit olmadığını hissedecek, ama eşitmiş gibi konuşabilecektir.

Güç Puanı: Gücün ne anlama geldiğini anlamak için kendi işletmenizi düşünün. Öteki departmanlarla kıyasla, kararlar üzerinde söz sahibi misiniz? İş dağılımı, bütçe, terfiler ve ücret artışları konusunda karar kimdedir?

Bir işletmede güçlü kişi çalışanları ve kaynakları etkileyen kişidir. Kendi istedikleri yapıldıkça, çoğu insan seve seve gücü başkalarına verir. Asıl güçlü kişi, kendi kararlarını onaylamayanlar konusunda tedbir yetkisine sahip olanlardır. Kullanış biçimi çok önemlidir. Astlar, yöneticiyi, adil davranışlarına bakarak yargılarlar.

Mc.Celelland ‘Yöneticilik görevi, işleri tek başına daha iyi yürüten birinden çok, başkalarını etkileyebilen birini gerektirir’

Burnham ‘Dahası yöneticinin yetki arzusu, başkaları tarafından sevilme arzusundan fazla olmalıdır’.

Ellerindeki gücü iyi kullanan önderler, aynı zamanda insan ilişkilerine de önem vermişlerdir. Modern işletmelerde artık güç ve otoritenin yerini, sorun çözebilen yetenekler almışlardır.

Başarı Puanı: Yüksek başarı puanı, sizin işe yaklaşımınızı gösterecektir ve çok çalışmaya hazır başarı kazanmak isteyen yüksek hedefleri olan kişidir. Başarılı bir yönetici kendisi ve ekibi için ulaşılması mümkün ama çaba gerektiren hedefler saptamaktadır.

Ne Yapmalısınız?
Toplumsallık: Geliştirmek istediğiniz becerinizi saptayın. Örneğin, mülakat, toplantılarda konuşma, iş yemeklerinde rahat olabilme gibi... Sonra yeni fikirlerinizi yavaş yavaş uygulayın. Örneğin, karakter olarak kapalı birisi iseniz, girgin biri olmaya kalkışmayın. Ama açık sorular sorarak ilişkilerinizi geliştirebilirsiniz.

Güç: Güç ve yetkiyi çoğaltmanın tek yolu, terfi etmektir. Terfinizdeki en büyük faktör, şimdiki işinizde gösterdiğiniz başarıdır.
Başarı: Daha çok üretmek istiyorsanız, size neyin engel olduğunu bulmaya çalışınız. Bilgi, teknik, teknoloji ya da kaynak eksikliği mi? İşletme içindeki engellere bakın. Sorunları belki de kolaylıkla çözebilirsiniz. Başarılı kişiler, başaracaklarına inananlardır.

BÖLÜM V.

Neler Sizi Ve Başkalarını Çalışmaya Özendirir
Önce bizi etkileyen güçlerin açık bir analizini yapmak gerekir.
Kişisel Güçler:
İçimizdeki güçlerdir. Örneğin, acıktığımızda harekete geçeriz. Kendi kendinize ‘Kişisel ihtiyaçlarım yüzünden neler yapıyorum?’ diye sorun.
İtici Güçler: Çalışma hayatında üstünüzün sizden beklentileri de büyük bir itici güçtür. Aynı şekilde astlarınızın ve iş arkadaşlarınızın üzerindeki baskı da itici güçlerdir. Şöyle sorun: ‘Bende itici gücü meydana getiren başkalarının beklentileri nelerdir?’
Çekici Güçler: Sizin dışınızda var olan ve sizi çeken güçlerdir. Yeni araba, ev almak gibi...

BÖLÜM VI

Toplantılarınız Başarılı Mı?
Hangi yöneticiyi ararsanız, büyük ihtimalle toplantıdadır. Toplantıların boş yere vaktinizi aldığını mı düşünüyorsunuz? Gerektiğinden fazla mı toplantı yapılıyor? Toplantıların başarılarını ölçmek için bir sistem bulunamamıştır.

Görev, İlişki Endeksinin Kullanımı
1-Ekip Toplantılarının Gözden Geçirilmesi: Toplantıların verimli olup-olmadığını gözden geçirmek için zaman bulmak hayli güçtür. Ama toplantıları gerçekleştireceksek, gözden geçirmeye ayıracağımız zaman, toplantılarda boş yere harcanacak zamandan çok daha az olacaktır. ‘Bir sonraki toplantımız nasıl daha fazla verimli olabilir?’ diye soru sorulabilir.
2-Tartışmalar İçin Bir Liste: Kurs sırasında tartışırken kullanabilecekleri bir liste verilebilir.
3-İş Alıştırmaları: Kurslarda sık sık alıştırmalar yapılabilir.

Gruplarda Sorun Çözmenin Olumlu ve Olumsuz Yanları:
1-Bir yönetici, kırgınlıklara yol açmadan, yenilik getirebilecek bir tartışma ortamı yaratma yeteneğine sahip olmalıdır.
2-Tartışmayı yöneten kişi, sorun çözme işleminin ayrı yönleri üzerinde durulmasını sağlarsa, çözümün niteliği ve kabul ediliş biçimi gelişecektir.
3-Bir ekibin birlikte çalışabilmesi için yöneticinin, değerlendirmekten çok, anlamak amacıyla dinlemesi, üyeler arasındaki doğru iletişimin sorumluluğunu üstlenmesi, ifade edilmiş duygulara karşı duyarlı olması, azınlıkta kalan görüşleri koruması, tartışmayı yönlendirmesi ve özetleme yeteneğine sahip olması gerekir.

Toplantılarda Davranışlar
-Arayan Davranışlar (Öneri araya, açıklama arayan, tepki arayan, fikir birliği arayan)
-Veren Davranışlar (Öneride bulunan, katkıda bulunan, destekleyen, zorlukları belirten)
-Rockham’a göre en önemli davranış, başkalarının sözlerine olumlu katkıda bulunabilmektir. Toplantılarda ‘En iyi fikri nasıl üretebiliriz?’ havası olması gereklidir. Anlaşma sağlanamazsa, beyanda bulunmaktan çok, soru sormaya başlayın. Böylece toplantıdaki sorunlara eğilmeye teşvik edeceksiniz.

BÖLÜM VII

Öğrenme Yönteminiz Nasıldır?
Yöneticilik, sürekli öğrenme işlemidir. Yönetici hergün karşısına çıkan sorunları nasıl yoluna koyacağını öğrenmek zorundadır.
Tecrübe İle Öğrenme:
İnsan, golf sahasına gidip, on sekiz delikte oynayarak, bu konuda çok şey öğrenebilir. ‘Uygulayarak öğrenme’ de diyebiliriz. Bu yöntemde, deneme ve yanılma ağırlık taşır. İş hayatında ise çalışarak öğrenmektir.
Pasif Öğrenme: İyi bir konferans ya da kitap, ne yapacağımız konusunda kafamızdaki soruları cevaplayabilir.
İyi Örneklerle Öğrenme: Başkalarını izleyerek çok şey öğrenebiliriz. Kişisel, özellikle de bir işletmede yönetimin alt basamaklarında olanlar sürekli üst düzeydekilerin davranışlarını gözlemler. Hem iyi, hem de kötü yanlarını görür. Önemli nokta her düzeydeki kişi, bizler için öğrenebileceğimiz bir örnek oluşturur.
Özel Rehber: İyi organize edilmiş rehberlik, öğrenmenin en etkili yoludur. Uygulamada astlarla bir anlaşmayı nasıl yaptıklarını, ya da raporları hakkında ne düşündüklerini konuşmak anlamına gelir. Öğreterek harcanan zaman, asla boşa gitmez. Asıl sorun, bu işi başarıya ulaştıracak beceri ve zamana sahip çok az kişinin bulunmasıdır.
Düşünüp Tartışarak Öğrenme: Düşünme ve tartışmanın öğrenimin çok önemli bir yanı olduğuna inanıyorum. Öyle ise, bunu zaman bularak sık sık gerçekleştirmemiz gerekir.
Uygulamada Mükemmele Doğru: Öğrenmekten söz edebiliriz. Ama asıl önemli olan ‘davranışlar’dır. İşin başında riski göze almak istemeyiz. Bildiklerimizi uygulayabileceğimiz ortam gereklidir. Fazla riske girmeden personele becerilerini gösterebilecekleri projeler verilebilir.

Hareket
En önemli nokta, bir hareket planı oluşturmaktır. Size çok yeni olan bir dalda (örneğin finansta) herşeyi birkaç günde öğrenmeyi beklemeyin. Asıl önemlisi, yaptıklarınızı düşünebilmek için kendinize zaman ayırmanızdır. Başarılı gelişmenin anahtarı, tecrübelerin üzerinde düşünebilmektir.

Etkili Yönetimin Anlamında Hemfikir Miyiz?
Etkili bir yöneticinin ne olduğunu, etkisiz bir yöneticinin ne anlama geldiğini bilmek gerekir. Bu arada işin olumlu ve olumsuz yanlarını da açıklığa kavuşturmalıyız.

Etkili olmak, insanın, durumun gerektirdiği şekle uygun hareket etmesi demektir. Ama bu tanım da bir noktada yetersiz kalıyor. Ne yapmamız gerektiğini öğreneceksek, daha açık olmalıyız. Genel anlamda yönetmek şu anlama gelir; bir grubun tek başına yapacağı işleri, onunla birlikte çalışıp başarmak ve gerçekleştirmektir. O yüzden etkili olabilmenin bir yanı da, bir yöneticinin kurduğu ilişkiler ve bu ilişkileri yürütmesidir. Buna ek olarak etkili olabilme konusu, yöneticinin teknik yönden yeterli ve çalıştığı işte bilgili olmasını da içerir. Üzerinde durulması gereken, bu teknik yön ve kişisel ilişkilerdir.

Tanıdığımız Yöneticiler
Etkili yönetimden neyi kastettiğimizi bir düşünelim. Hepimiz birkaç yöneticiyle çalışmışızdır. Yaptıklarını görmüşüzdür. Bazen hareketlerine hayran olmuş, bazen de eleştirmişizdir. Başka bir deyişle, onların etkinliğini yargıladığımız olmuştur.

Yöneticinin etkinliği üzerinde dururken, önce kendi tecrübelerimizle işe başlayalım. Daha sonra, bu konuda yapılan araştırmaları inceleyeceğiz. Bu bölümdeki alıştırma da, bu araştırmaların uygulamadaki değerini ölçecektir.

Etkili Yönetimin Kıyaslamaları
İnsanın kendi tecrübeleri çok değerli birer yol göstericidirler. Ama bu tecrübeleri başkalarıyla paylaşmak da bir o kadar önemlidir. Sizin etkili davranış olarak tanımladıklarınızı, başkaları da aynı biçimde mi değerlendiriyor? Aynı şekilde, sizin etkisiz olarak tanımladığınız noktaları, başkaları da kendi tecrübeleriyle destekliyorlar mı?

Bu bilgileri küçük bir grup içinde paylaşıp kıyaslamak çok yararlı olacaktır. Grupta üyeleri bu maddeler üzerinde fikir birliğine varırsa, elbette etkili bir yöneticinin nasıl davrandığı ortaya çıkacak ve herkes tarafından kabul edilecektir. Aynı zamanda hangi hareketlerden kaçınmamız ve hangi hareketleri benimsememiz gerektiğini de anlayacağız.

Etkili Yönetimin Başlıca Yanları
Etkili yönetimde kendi bakış açımız ve bunu başkalarıyla kıyaslamamız, onu anlamanın iyi bir yoludur. Yine de, etkili yönetim korusunda yapılan araştırmalara bir göz atmamız gerekiyor:
Ohio Üniversitesi’nde yapılan (Fleihman) araştırmalardan biri, yöneticilerin iki etken üzerinde önemle durmaları gerektiğini ortaya koydu.

Yönetim hayatının ilk yıllarında varolan beklentiler, kişinin gelecekteki davranışları üzerinde de etkisini koruyacaktır. Bu görüş, başka alanlarda da, Rosenthal ve Jacobson’un klasik araştırmalarında ortaya atılmıştır. Araştırmalar, öğretmenlere bir test sonucu seçtikleri bazı öğrencilerin yüksek gelişme potansiyeline sahip olduklarını açıklamışlardı. Oysa bu öğrenciler rasgele seçilmişti. Ama aynı öğrencilerin bir süre sonra imtihan edildiklerinde, seçilmeyen öğrencilere kıyasla gerçekten kendilerini geliştirdikleri görüldü. Öğretmen, bu öğrencilerden çok şey beklemiş, öğrenciler de bu beklentilere cevap vermişti.

Kısaca, kişi saygı duyduğu insanların kedisinden beklentileri olduğunu hisseder ve destek görürse, bu beklentilere cevap verecek ve kendisini geliştirecektir.

Beklentilerin, insanların gelişmeleri üzerinde şaşırtıcı etkileri olabilir. J. Tirling Livingstone, bulgularını şöyle özetliyor:
a-Bir yöneticinin astlarından beklentileri ve onlara davranış biçimi, kişilerin çalışmasını ve mesleklerinde ilerlemesini etkilemektedir.
b-Üstün yöneticilerin ender bir özelliği de, yüksek iş beklentileri yaratabilmek ve astların bu beklentilere cevap vermelerini sağlama yeteneğidir.
c-Etkili olamayan yöneticiler, bu gibi beklentiler meydana getiremezler ve bunun sonunda astların randımanlarında düşüş olur.
d-Astlar, genellikle kendilerinden beklenildiğine inandıkları işleri yaparlar.

Astlar Nelere Bakarlar?
Yöneticilerin davranışlarının, astların davranış ve dürtüleri üzerinde büyük etkisi vardır. Myers, etkili yönetim konusunda şu sonuçlara varıyor:
a-Etkili yönetim, kişilerin işletme hedeflerine ulaşırken aynı zamanda kişisel hedeflere de ulaşmasını sağlar.
b-Hedeflere ulaşırken, kişiyi yönetmektense, kişi tarafından yönetilir.
c-Yöneticinin gelişim felsefesini yansıtır.

İşte, önemli noktaların bir özeti:
Yöneticilerinin kendilerini Yöneticileri tarafından teşvik ettiğini düşünenlerin Kabul teşvik edilmeyenlerin Kabul sözünü ettikleri özellikler oranı sözünü ettikleri özellikler oranı
a-Onunla konuşacağınız zama[disiyle rahatça konuşulur. (80+)]nı dikkatle seçmeniz gerekir.(50+)
b-Patron olduğu için, kendi bile sizin fikirlerinize [fikirlerinin üstün olduğuna değer verir(90+)]inanır.(40+)
c-Şirket hedeflerinin kendi [anlatmaya çalışır](80+) leri için ne anlam taşıdığını astlar kendileri çözerler.(50+)
d-Grubuna, kendi istediği [bilgiyi vermeye çalışır.(60+)]kadar bilgi verir.(70+)
e-Astlarından beklentileri [fazladır(80+)] her gün değişir.(50+)
f-Astlarının büyük risklere [doğru teşvik eder.(80+) atılmasına engel olur.(50+)
g-Hataya yer yoktur; hele sanız, bunları unutmaya hele, kendisini zor duruma hazırdır.90+sokacak hatalara...50+
h-Ortada hata varsa, bunu cekte aynı hataları engelle-kimin yaptığını bulmayameye çalışır90+çalışır40+

Fiedler yaptığı bir başka araştırmada, bir yöneticinin etkili bir biçimde nasıl davranacağına karar vermeden önce bilmesi gereken üç husus olduğunu ısrarla belirtiyor:
a-Yönetici ile personel arasındaki ilişkiler olumlu mu? Olumsuz mu?
b-Görev tekdüze ve olağan mı, yoksa yaratıcılık ve yenilik mi getiriyor?
c-Yöneticinin işletme içindeki otoritesine dayanan yetkisi güçlü mü, yoksa zayıf mı?

Fiedler, ilişkileri iyi, görevi tekdüze ve olağan, otoritesi güçlü olan bir yöneticinin, otoriter olabileceğini öne sürüyor. Ama, ilişkilerin zayıf, görevlerin karmaşık, otoritenin düşük olduğu bir ortamda, yönetici daha demokratik ve adil davranacaktır.

Önemli Bir Etken: Beklentiler
Buna ek olarak Richard Glube, yönetimde başarıyı diğer bir etkene bağlıyor: Başkalarının Duygularını Anlayabilme. Glube’nin araştırmaları, yüksek performans ve üretim gösteren grupları idare eden yöneticilerin, yönetim tarzlarını duruma göre ayarladıklarını ortaya koydu. Böyle gruplarda, çalışanlar da işlerinden çok memnundular. Araştırmalar, kişinin bir işletme içindeki ilk tecrübelerinin, gelecekteki gelişmelerini bir dereceye kadar etkilediğini gösteriyor.

Berlew ve Hall, şu görüşe varıyorlar: ‘Beklentileri yüksek olan bir işi başaran yeni yöneticiye daha zor bir görev verilecektir. Yönetici şirketin gitgide artan beklentilerine karşılık verdikçe, katkı düzeyi de artacaktır’. Patronları tarafından teşvik edilmeyenler, patronlarının kendilerini sınırladığına ve güvenmediğine inanıyorlar.

Hareket Yolları
House’un araştırmalarından şu sonuçlar ortaya çıkmıştı:
1-Yöneticiler, belirlenen şirket hedeflerine ulaşmış astlarını ödüllendirirlerse, iş hayatlarından memnun ve tatmin olmuş astlarla çalışırlar.
2-Yöneticiler, eğitip yönlendirerek hedeflere ulaşma ile ödül arasındaki bağlantıyı açıklarlarsa, astlar daha rahat ve verimli çalışacaklardır.
3-Yönetici, görevin başarılmasında astlara yardımcı olarak ve zor görevlerde onları destekleyerek, astların memnuniyetini, dolayısıyla işgücünü artırabilir.
4-Yönetici, işin baskısını ve gerilimi azaltarak astların daha olumlu bir ortamda çalışmalarını sağlayarak, onları memnun edebilir.

<_script /> var fe = FindFrame("toc", top); if ((fe != null) && (chmtop.c2wtopf.jstree != null)) { if (chmtop.c2wtopf.FITEMS[chmtop.c2wtopf.pagenum] != chmtop.c2wtopf.pageid) chmtop.c2wtopf.jstree.OpenTreeNode("" + chmtop.c2wtopf.pageid); } <_script />

PERFORMANS DEĞERLENDİRMELERİ

Yazarı: Margaret J. PALMER
Yayınevi : Rota Yayıncılık
Baskı : İstanbul/ 1993 / 179 shf.
ISBN : 975-7805-16-5
Bilim Grubu : Yönetim
Türü : Tercüme
Hitap Ettiği Okuyucu Kitlesi: Özel İlgi

Genel Değerlendirme:
Kitap, bir işyerindeki elemanların performanslarının değerlendirilmesinin günümüzde kullanılan başlıca teknik ve öğelerini incelemektedir. Ayrıca performans değerlendirmesi çerçevesinde yapılan karşılıklı görüşmelerden sağlanan bilgilerin nasıl kullanılacağını da ele almaktadır. Kısaca, etkili bir değerlendirme sisteminin karakteristikleri incelenmektedir. Ayrıca kitabın sonuna eklenmiş olan test, pratik ve sınav bölümleri okuyucuya metin bölümünde öğrendiklerini gözden geçirip sınama ve uygulama yapma imkanı sunmaktadır.

1. BÖLÜM
Performans Değerlendirmesi Sürecinin Tanımlanması
Performans Değerlendirmesinin Amaçları
Performans değerlendirmesi, bir yöneticinin, önceden saptanmış standartlarla karşılaştırma ve ölçme yoluyla, iş görenlerin işteki performansını değerlendirmesi sürecidir.
Performans değerlendirmesi yapmanın iki amacı vardır. Bu amaçlardan birincisi, iş performansı hakkında bilgi edinmektir. Bu bilgi yönetsel kararlar alınırken gerekli olacaktır. Ücret artışlarına, ikramiyelere, eğitime, disipline, terfilere ve başka yönetsel etkinliklere ilişkin kararlar genellikle performans değerlendirmesinden elde edilen bilgilere dayanır. İkinci amaç ise, çalışanların iş tanımlarında ve iş analizlerinde saptanan standartlara ne ölçüde yaklaştığına ilişkin geri besleme sağlamaktır.

Performans Değerlendirmesinde Görev Paylaşımı
Çalışanlar performans hedeflerinin ve değerlendirme ölçütlerinin saptanmasına katıldıkları, kendi kendilerini değerlendirdikleri ve gösterdikleri performansı denetçilerle tartıştıkları zaman, organizasyonun amaçları doğrultusunda ekip ruhuyla çalışmaya daha çok eğilimli olurlar. Çalışanların kendi kendilerini değerlendirmesinin teşvik edilmesi, onlara, tüm değerlendirme sürecine kendi yaptıkları katkının çok önemli olduğuna ilişkin güçlü bir mesaj verir.

Performans Değerlendirmesinde Sorumluluğun Paylaşılması
Performans değerlendirmesi, yöneticilerin çalışanları tanımasının, onlara önerilerde bulunup önderlik etmesinin ve organizasyonun daha etkili bir şekilde işlemesi için onlarla omuz omuza çalışmasının tek yoludur.

2. BÖLÜM
Performans Değerlendirmesi Sisteminin Öğeleri
Çalışanların performans değerlendirmesindeki rolü 
Birlikte çalışma sonucunda ortaya çıkacak sistem şu özellikleri taşır:
Anlamlı bir iletişim kurulması sayesinde yönetici / iş gören ilişkilerini güçlendirir. Çalışanların kendi hedef ve standartlarını daha planlama aşamasında tartışabilmesini ve üzerinde iş verenle anlaşmaya varabilecekleri yeni fikirlerle sürece katılmasını sağlar. Herkese hedeflerini ve standartlarını yıl içinde yeniden gözden geçirme fırsatı sağlar. Zıtlaşmaları azaltır. Örgütsel kararlara katılımı artırır.

Planlamayla başlayan ve çalışanların katılımını içeren bir performans değerlendirmesi genellikle değerlendirilen işin tam bir manzarasını ortaya çıkarır. Katılımcı bir performans değerlendirmesinin bir başka sonucu da, çalışanların iş talimatlarına karşı olumlu bir tutum takınmalarıdır. Yapılacak değişikliklerin kararlaştırılmasına çalışanlar da katıldığında, organizasyon daha çabuk büyüyüp gelişecektir.

Performans değerlendirmesi hangi aralıklarla yapılmalıdır?
Elindeki kadroyla varacağı hedeflerin saptamak isteyen her yönetici, bu kadro hakkında bir değerlendirme yapmaya ihtiyaç duyar. Bu tipte bir değerlendirme belli bir zaman ve yerle sınırlanmayıp her zaman devam etmelidir. Performansı gözden geçirmenin üç ana tipi vardır.
1.Geri besleme: Yöneticinin personelle ilişki içinde olması için biçimsel ve biçimsel olmayan yöntemlerdir. Bu genellikle yöneticinin insanları işlerinin başındayken ya da örneğin kahve içerlerken görüp konuşması şeklinde olur.
2.Yetiştirme: Sorunları gidermenin sürekli bir yöntemidir. Bu yöntemde yönetici bir antrenör ya da işleri kolalaştıran biri gibi davranır, olumlu ve verimli uygulamaları teşvik eder. Performansı gözden geçirmek üzere yapılan biçimsel görüşmelerin tamamlayıcısıdır.
3.Karşılıklı görüşmeler: Organizasyonun yapısına bağlı olarak üç ayda bir, altı ayda bir ya da yılda bir yapılacak biçimsel değerlendirmelerdir. Bu biçimsel uygulama, önceki performans değerlendirmesinde saptanan amaç ve hedeflerin ne ölçüde gerçekleştiğini gözden geçirmek üzere düzenlenir.

Bu yöntemlerin her birinin kendine özgü işlevleri vardır. Bu işlevleri iş görenlerin ihtiyaçları, değerlendirmeyi yapan yönetici ve performans değerlendirmesine ilişkin daha önce alınmış organizasyonel kararlar belirler. Organizasyonun performans değerlendirmesi için saptadığı zaman aralığı ne olursa olsun, bir yönetici kendi personelinin ihtiyaçlarından her zaman haberdar olmalıdır.

3. BÖLÜM
Performans Değerlendirme Teknikleri
Performans Değerlendirmesinde Karşılaşılan Sorunlar
1.Tek ölçüt: Tipik olarak, bir elemanın yaptığı iş bir kaç görevden oluşur ve bunlar iş tanımlarında sıralanır. Bu yüzden yönetici bütün değerlendirmesini tek bir ölçüte dayandırırsa, ortaya bir sorun çıkar. İşin başarıyla tamamlanması için bütün görevlerin yerine getirilmesi gerektiği halde bu yönetici en göze çarpan göreve ilişkin tek bir ölçütle yetinir. Sonuç olarak da, tercih edilen ölçütle diğer faktör arasındaki ilişki bulanıklaşır.
2.Müsamaha: Müsamaha ya da "değerlendirme enflasyonu" bir yöneticinin, bir elemanın performansını gerçekte olduğundan daha yüksek değerlendirmesidir. Yöneticiler bazen, iş görenleri suçlamak için bir neden olmadığını düşünerek onları belli ölçütlere göre olduklarından daha yüksek değerlendirir. Ya da iş görenleri teşvik edeceğini düşünerek, onların performansını olmasını istedikleri düzeydeymiş gibi değerlendirirler. Müsamaha iş performansının hoşa gitmeyecek taraflarını tartışmanın da gerekli olduğunu gözden saklar. Gerçekleri görmezlikten gelir ve gelişme için doğru geri beslemenin önemini unutturur. Müsamahanın tersi katılıktır. Katılık, çalışanlar hak ettiklerinden daha düşük düzeyde değerlendirme eğilimidir. Performansı küçümser, daha çok çalışanların hatalarına, zayıflıklarına ve eksikliklerine dikkat eder. Bu değerlendirme, çalışanları küçük düşürür ve gelişme heveslerinin kırar.
3.Hale etkisi: Hale etkisi, bir yöneticinin bir elemanı, belli bir iş alanındaki mükemmelliğe bakarak değer alanlarda da olduğundan yüksek değerlendirmesidir. Hale etkisi terste işleyebilir. Bir eleman için bütün yönlerinde başarılı olduğu halde bir tek yönde etkili değilse bu başarılı olmadığı yönün öne çıkarılması "boynuz etkisi" diye bilinen durumu ortaya çıkarır. Hal ve boynuz etkilerine dayanan değerlendirmeler, çalışanların gelişmelerine yardımcı olmaz.
Diğer sorunlar ise: Objektif olmama ve ön yargılardır.

4. BÖLÜM
Performans Değerlendirmesi Görüşmesi
Çalışanlar genellikle işlerini iyi yapıp yapmadıklarını bilmek isterler. Değerlendirme yoluyla çalışanlara bu bilgiyi sağlamak yöneticilerin görevleri arasındadır. Daha öncede söylediğimiz gibi çalışanların performanslarının değerlendirmesi süreci hiç aksatmadan, düzenli olarak yapılmalı ve hem biçimsel hem de biçimsel olmayan iletişim kanallarını içermelidir.

Değerlendirme Görüşmesinin Hedefleri
1.Performans hedefleri üzerinde uzlaşma sağlamak.
2.Görüşülen elemanın özellikle güçlü olduğu yönleri saptamak.
3.Düzeltilmeye ihtiyaç gösteren performans alanlarını saptamak.
4.Görüşülen elemanla birlikte performansın daha iyi hale gelmesi için plan yapmak.
5.Gelecek değerlendirme döneminde o elemandan nasıl bir performans beklendiğini ortaya koymak.

Performans Değerlendirme Görüşmelerinin Tipleri
1.Dolaysız Yöntem: Çalışanlara önceden saptanmış soruların yöneltildiği ya da açıklamaların yapıldığı resmi bir görüşme yöntemidir.
2.Dolaylı Yöntem: Daha çağdaş bir yaklaşımdır. Esas olarak çalışanlarla üstleri arasında geçen, konuları önceden sınırlanmamış bir tartışmadır.
3.Planlama: Değerlendirme görüşmesini dikkatle ve her yönüyle planlamak çok önemlidir. Yöneticinin görüşmeden önce bazı notlar alması çok yararlı olur. Yol gösterici ya da hatırlatıcı bir işlevi olan bu notlar yöneticinin elden geldiğince objektif olmasına yardım eder. Kişisel özellikler ancak üretkenliği azaltıyorsa ya da performans sorunlarına yol açıyorsa tartışma konusu edilmelidir.

GÖRÜŞMENİN YÜRÜTÜLMESİ
Samimi Bir Hava Oluşturmak
Görüşmeden önce kısaca hal hatır sormak yararlı olur. Bu konuşmayı fazla uzun tutmamak ve işle ilgili konulara doğru yönlendirmek gerekir. Yönetici yapılacak görüşmenin önemli olduğunu hissettirecek bir atmosfer oluşturmalıdır.

Hedefleri Ortaya Koymak
Yönetici ile çalışan arasında samimi bir hava oluşturulduktan sonra, yönetici hedefleri ortaya koyup gündemi açıklayarak performans değerlendirme görüşmesini başlatmalıdır. Bu noktada yönetici görüşmenin nasıl yürütüleceğini de belli etmelidir.

Elemanın Öz Değerlendirmesi
Elemanın kendi performansını  bütün ana görevlerini, işlevlerini, ve yükümlülüklerini - sözlü olarak değerlendirmesi, görüşme gündeminin ilk maddesi olmalıdır.

Yöneticinin Değerlendirmesi
Elemanın öz değerlendirmesi sona erdikten sonra yönetici onun sözlerine cevap vermelidir. Elemanın söylediklerine katıldığını bildirmek tartışmaya başlamanın iyi bir yoludur.

Etkili İletişim
Bir performans değerlendirmesinin yararlı sonuçlar vermesi için gerekli becerilerden biri de iletişimdir. Performans değerlendirme görüşmelerini kolaylaştırabilecek bazı iletişim teknikleri vardır. Dostça bir ortam oluşturmak, yanlış anlama ihtimallerini ortadan kaldırmaya çalışmak, görüşmenin kesintiye uğramamasını sağlamak, açık uçlu sorular sormamak ve sorulara dürüstçe cevap verilmesini cesaretlendirmek. Yönetici, elemana ilk adıyla hitap ederek, kahve ikram edere, ya da hatta oturacakları koltukları uygun bir şekilde düzenleyerek rahat ve resmiyetten uzak bir ortam oluşturabilir.

Performans Görüşmesi İçin Kilit İletişim Becerileri
Destekleyici olun.
Yargılayıcı olmayın.
İşbirliğini teşvik edin.
Katılımı teşvik edin.
Değerlendirmeye yön verin,.
Gelecek İçin Plan Yapmak.
Performans değerlendirmesinin belgelenmesi gerekir. Görüşme sonrasında görüşme formunun doldurulması faydalı olur.

5.BÖLÜM

*Kariyer Geliştirme / Performans Yükseltme Planı
*Çalışanlara performansları hakkında geri besleme sağlamak, performans değerlendirme sistemlerinin başta gelen amaçlarından biridir.
*Başarılı Bir Performans Yükseltme Planının Gerekleri
*Üst yönetimin gayreti
*Hiçbir büyük örgütsel program, üst yönetim işi ciddiye alıp tam bir destek vermedikçe başarılı olamaz.
· Açık ve kesin ifade
· İlan etme ve teklif alma.
· Eğitim ve gelişim programları
· Yöneticilerin ve nezaretçilerin eğitimi.
· Kariyer planlama ve geliştirme programına sadece en üst yöneticiler değil, çalışanlara rehberlik eden, öneriler yapan ve yardımda bulunan daha alt düzeydeki yöneticiler de destek olmalıdır.
*İletişim
*Dikkatli Planlama
*Kariyer geliştirme ve sorumlulukları
*Organizasyonların Sorumlulukları
· Çalışanların mesleki ihtiyaçlarının doğru bir şekilde saptamak.
· Organizasyonun sağladığı fırsatları mesleki ihtiyaçlara uygun hale getirmek.
· İçerden terfi politikası uygulanacak.
· Elemanlara mesleki danışmanlık hizmetleri sağlamak.
· Yardım ve değerlendirme programları hazırlamak, iş rotasyonu ve iş zenginleştirme politikaları uygulamak, kariyer planlama grupları oluşturmak.
· Çalışanlara seçenekli ek olanakları sağlamak.
· Çalışanlara eğitim olanakları sağlamak ve bu konudaki çabalarını desteklemek.
*Bireyin sorumlulukları.
· Kariyer planlamasına aktif bir şekilde katılmak.
· Mesleki gelişim etkinliklerinde belirli bir rol almak.
· İhtiyaçlarını, değerlerini, ve kişisel hedeflerini belirlemek.
· Yeni fırsatlar aramak.
· Organizasyonun sağladığı araçlardan yararlanmak.
· Bütün seçenekleri araştırmak.
· Kişisel hayatındaki mesleki ihtiyaçlarını etkileyen değişiklikleri anlamak.

<_script /> var fe = FindFrame("toc", top); if ((fe != null) && (chmtop.c2wtopf.jstree != null)) { if (chmtop.c2wtopf.FITEMS[chmtop.c2wtopf.pagenum] != chmtop.c2wtopf.pageid) chmtop.c2wtopf.jstree.OpenTreeNode("" + chmtop.c2wtopf.pageid); } <_script />

UYUMLU ŞİRKET

Yazarı : Alvin TOFFLER
Yayınevi : İlgi Yayıncılık
Baskı : İstanbul / 1989 / 203 shf.
ISBN : 975-399-019-7
Bilim Grubu : Yönetim
Türü : Tercüme
Hitap Ettiği Okuyucu Kitlesi: Özel İlgi

Genel Değerlendirme:
Kitap, öncelikle bir Amerikan şirketi olan AT&T için bir rapor olarak hazırlanmıştır. AT&T gelecekte şirketin nasıl bir politika izlemesi gerektiğini Toffler'dan istedi ve O da bir rapor hazırladı. Daha sonra rapor bu kitaba dönüştü. Kitapta, şirketlerin yaşanan şiddetli teknopolitik ve teknolojik değişimlere nasıl uyum sağlayacağı, yöneticilerin ayakta kalabilmek için yapması gerekenler anlatıyor.

Yazar Hakkında:
Alvin Toffler 4 Ekim 1928'de Polonya göçmeni bir ailenin çocuğu olarak Brooklyn'de doğdu. New York Üniversitesinde okudu. 1949'da mezun oldu. Bundan sonra bir otomobil fabrikasında presçi ve boyacı, sonra da bir çelik fabrikasında kaynakçı olarak çalıştı. Bu arada yazdığı şiir ve öyküleri yayıncılar tarafından geri çevriliyordu. Ünlü FORTUNE dergisine katıldığı 1959 yılına kadar çeşitli gazetelerde makale yazdı. 1961'de IBM için bir rapor hazırladı. Ayrıca Toffler Cornell Üniversitesi fahri profesörü ve sosyal araştırma okulunun öğretim üyesidir.
Kitap, yazarın ATT (American Telephone and Telegraph Company) firmasının hazırladığı bir raporu anlatıyor. Kitap 11 bölümden oluşuyor. Her bölümün başında yazar sonradan yazdığı yorumları sıralıyor. Sonra ise rapordan ilgili kısımlar sıralanıyor. Bu 1970 yılında hazırlanmıştır. Ama rapor o zamanın stratejisiyle tamamen zıt olduğu için rafa kaldırıldı Sonra dünyanın en büyük özel şirketi olan ATT değişim sürecinde bu rapordan faydalandı. 1984 yılında bu rapor kitap haline getirildi.
GİRİŞ:
DİNAZOR ŞİRKETLER MÜZESİ:

Kitabın konusu, amaçlarını yeniden belirlemek ve kendilerini yeniden düzenlemek ihtiyacıyla karşılaşan şirketlerdir. İş dünyasında şirketlerin bazıları daha şimdiden kurtarılamama tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Bunlara dinazorlaşmış şirketler deniyor. Uyum kabiliyeti olmayan bu şirketlerin pekçoğu yüzyılın sonuna kadar kaybolup gideceklerdir.
Şirketlerin çoğu 1955-1970 yılları arasında kesintisiz ve düzenli bir büyüme gösterdi. Fakat bu zamandan sonra olaylar alışılan ve tahmin edilen bir şekilde değil, giderek sürprizlrle dolu ve alışılmadık bir tarzda gelişti. İşte bu durumda şirketlerin bu değişime uyum sağlaması sorunu ortaya çıktı. Yöneticilerin şirketlerini bu değişimlere uydurabilmeleri için alışılmamış yöntemler kullanmalarını zorunlu kıldı.
Nasıl sanayi devrimi, feodal toplum kurumlarını tehdit edip sonunda değiştirdi ise yazarın "süper sanayi" diye adlandırdığı bu yeni dönem günümüzün temel kurumlarını tehdit etmektedir. Hiçbir şey dünkü başarıların sarhoşluğundan daha tehlikeli olamaz. Bugün en büyük endüstri kuruluşlarında her iki yılda bir büyük organizasyon değişikliklerine gidiliyor.
Bu değişim süresinde ABO ve dünya sanayi tarihinde hiçbir şirket ATT'nin geçirdiği kadar sıkıntılı bir yeniden düzenlenme süreci geçirmemiştir. Bütün değişim sorunları, ATT örneğinden yola çıkılarak incelenmektedir.
1968 yılında Toffler'e rapor hazırlaması önerilir. Toffler, şirkette ünvanına bakmaksızın herkes ile görüşür. Sonunda raporu hazırlar. Fakat önerileri çok aykırı bulunur. Raporda ATT'nin kendisine bağlı bulunan şirketler üzerindeki denetimini azaltması ve şirketin hizmet alanının daraltılması önerilir. ATT kendi malzemelerini üreten birçok yan şirketten oluşuyordu. Bunlardan sadece biri Western Electric firmasıydı. Dolayısıyla ATT kendi malzemelerini bile üreten çok kapsamlı bir şirketti.
Büyük kuruluşlar kural olarak yalnızca belli ön koşullar oluştuğunda önemli boyutta değişikliğe uğrarlar. İkinci olarak, kuruluşta çalışanların varolan düzene karşı olan hoşnutsuzların açıkça görülmesi gerekir. Ayrıca zihinde canlandırılmış bir modelin geliştirilmesi gerekir. Bu üç öğe ATT örneğinde bulunmaktaydı.
Değişikliği bildiren haberler tümüyle acıdır. Şirketler temel ilkelerini acımasızca gözden geçirmeli ve onları gözden çıkarmaya hazır olmalıdır. Aksi halde dinazorlaşmış şirketler müzesinde teşhir edilmeleri içten bile değildir.
BÖLÜM.1:
SUNUŞ

A.B.D.'nin gelecek 20 yılda 200 yıllık tarihinde karşılaştığından daha derin sorunlara katlanmak zorunda kalacağı uzmanlarca tahmin ediliyor. (1970) Tarımdan sanayileşmeye doğru geçişi tamamlayan A.B.D. yeni bir döneme giriyor.
Süper sanayileşme
Süper sanayileşme daha ileri bir teknoloji, tamamen farklı organizasyon yöntemleri ve gerçeğin yeni yöntemlerlel sınanması temeline oturacaktır. Kuşkusuz bu durum yeni bir şirket türü oluşturacaktır. ATT'nin karşı karşıya kaldığı hedef, bir süper sanayi kuruluşunu tanımlama ve bunu kendi içinde gerçekleştirme amacıdır. Bu rapor ATT'nin sorunlarının bir bütün olarak ele allınmasını savunuyor. Ayrıca ATT'nin sorunları daha büyük sosyal değişiklerin belirtileridir. Bu dönemde borsalar, üviversiteler, şehirler yeniden yapılanmaya gitmektedirler.
ATT'nin bu süper sanayileşme sürecinden çok etkilenmesinin sebepleri şunlardır.
1)ATT süper sanayi sisteminin dayandığı ileri teknolojinin kaynağıdır.
2)ATT'nin enformasyon alanında hizmet vermesi bu yenilikte ona merkezi bir konum sağlamıştır.
3)ATT'nin özel rolü, saldırılara diğer belli başlı şirketlerde daha açık olmasından kaynaklanmaktadır.
4)Dünyanın en büyük şirketlerinde bir olması nedeniyle @.T.T. özel bir konuma sahiptir.
BÖLÜM 2:
THEODORE VAIL'İN VARSAYIMLARI:

ATT hiç kuşkusuz tarihin en büyük şirketlerinden biridir ve sanayi ağında ortaya çıkmıştır. Theodore Vail ve ATT'nin diğer kurucuları, dönemin toplumsal çevresini iyi anlamaları ve sanayi sisteminin nereye gittiğini görmeleri neticesinde ATT başarıya ulaştı. Vail'in varsayımları:
1)Çoğu insan için son amaç ekonomik başarıdır. Bu nedenle insanları bir amaca yöneltmenin yöntemi ekonomik ödüllendirmedir.
2)Bir şirket ne kadar büyükse, o kadar güçlü ve karlı olur.
3)Toprak dışında emek, hammadde ve sermaye üretimin en önemli öğeleridir.
4)Standartlaştırılmış mal üretimi, her ürünün birbirinden farklı olduğu elle üretimden daha iyidir.
5)En verimli şirket sıkı bir bürokrasinin olduğu şirkettir. Bu yapı standardlaştırılmış kararların üretebileceği bir organizasyon aracıdır.
6)Teknolojik gelişme, üretimin standardlaştırılmasına yerdım eder ve ilerlemeyi sağlar.
7)İnsanların görevi basit, tekrarlanabilen ve standardlaştırılmış mitelikte olmalıdır.
Böylece ATT'nin gelişme döneminde temel hedef standardlaştırma düsturuydu. 1900-1950 arasında şirketin ilkesi şuydu: "Tek düşünce, tek sistem, evrensel hizmet." Bu ilke şirketi bir hedefe götürdü. "Piyasanın doyurulması" 1940'da Amerikan evlerinin %40'ından biraz azında telefon bulunuyordu. Ama bu dönemde büyün şirketlerin ürettikleri mal tek türden ibaretti. Mesela ATT siyah telefon üretiyordu. Aynı zamanda üretim, dağıtım, servis sistemleri ve örgüt biçimleri de standardlaştırılmıştı.
BÖLÜM 3:
PEMBE PRENSES POLİTİKASI (1950-1970):

1960'lara doğru yaşam biçimi, düşünce, giyim kuşam ve tüketim ihtiyaçlarında farklılaşmalar oldu. Şirketler daha farklı tip, boyut, renk ve modellerle piyasaya girdiler. Şirketler piyasaya dikey nüfuz etmekten ayrılıp yatay olarak nüfuz etmeye başladılar. Hizmetler çoğaltıldı ve çeşitlendirildi. Buna pembe prenses politikası deniyor.
ATT 1954'de ilk renkli telefonları üretti. 8 ayrı renkte üretiliyordu. 1970'lerde ATT yaklaşık 250 bin farklı hizmet vermeye başlıyor. ATT standarlaşmış büyük çapta seri üretimden, istek üzerine yapılan özel bir çeşit üretime doğrı uzanan kayıyor. Böylece ATT sanayi şirketi olmaktan çıkarak bir süper sanayi şirketi haline dönüşmektedir.
BÖLÜM 4:
SÜPER SANAYİLEŞMİŞ İLETİŞİM PİYASASI:
1970'lere gelindiğinde iletişim piyasası birbirinden farklı hizmetler ve ürünler sunan, kendilerini karmaşık ve geçici biçimkerde tanımlayan çok sayıda şirket tarafından kesin olarak bölünmüştü. Bu durumda olaylar şöyle gelişti:
1)Şirketlerin sayısı hızla artıyor.
2)Farklı ürünlerin sayısı daha hızlı bir biçimde tırmanmaktaydı.
3)Şirketler apasındaki ilişkiler düzenli bir şekilde gelişiyordu.
4)Şirketler arasındaki işlevsel bölünme gittikçe birbirine daha çok karışmaktaydı.
5)ATT'nin egemenliğine meydan okunuyordu.
Bu dönemde her alanda standardlaşma azalma yoluna girmiştir. Terminal donanımlarında, haber aktarma kolaylıklarındaki standarlaşmanın azaltılması, haber oluşumunda standartlaşmanın azalması, sosyal bakış açısındaki standardlaşmanın azalması bu dönemde gelişen olaylardır. Büyün bu alanlarda çeşitlenme göze çarpmaktadır. 1950'de A.B.D.' de erkek nüfusun ortalama yıllık geliri 2.831$ iken 1969'da bu miktar 7.659$ oldu. Bu da insanların temel ihtiyaçlarının dışında birtakım lüks mallara talebini yükseltti. Bir ülkede refah arttıkça, ihtiyaçların boyutu da genişler. Bu köklü değişim, yalnızca birkaç "temel" ihtiyacı karşılamaya göre düzenlenmiş bir ekonomide, sonsuz sayıda farklı "ruhi" ihtiyaçları üretmeye yönelen başka bir ekonomiye geçişi yansıtmaktadır. İhtiyaçlardaki standardlığın azaltılmasında eğitimin de katkısı vardır. Eğitim düzeyinin yükselmesiyle, tüketiciler aynı insanların başka zaman ve yerlerde nasıl yaşadıkları konusunda daha fazla bilgi edidiler.
Ama bütün bu öğelerin hepsi teknolojinin doğasındaki devrimsel değişikliğin yanında önemsiz kalmaktadır. Süper sanayileşme standardlaşmayı ortadan kaldırdı.
BÖLÜM 5:
SÜRPRİZLERİN YÖNETİMİ:

ATT Amerika'da yeniliği en fazla düşünen şirketlerden biridir.
1960'larda ATT eski ürünleri tekrar tekrar üretmek yerine artan oranda yeni ürün ve hizmetlerin tanıtımına girişti.
"Yenilik oranı" bir sistemdeki "yenileşmeyi" yansıtır. Bu, yeninin eskiye oranıdır. Örneğin, eğer bir şirket yeni bir ürünün yanında dokuz eski ürün satıyorsa yenilik oranının 1/9 olduğu söylenir.
Herhangi bir şirketin faaliyet hayatında yenilik oranlarının çok yüksek olduğu dönemler vardır. Son yıllarda ise ATT'deki yenilik oranı hızlı bir biçimde arttı. Ürünlerdeki yenilik oranını yükseltmek için genellikle teknolojideki yenilik oranını da yükseltmek gerekebilir. ATT için teknoloji yenilemek çok pahalıya mal olacaktır. Çünkü ATT başka şirketler gibi, malzemeyi dışarıdan alıp üretim yapan bir firma olmadığı ve malzemesini kendi ürettiği için teknoloji yenilemenin tüm alt birimleri de kapsayacağı için çok pahalıdır. Ayrıca ATT ürettiği mala uygun hizmet şebekesini kendisi kurmak zorundadır. (Bir otombil üreticisinin karayolu yapmak zorunda olması gibi bir durumu vardır.) Bundan dolayı ATT ürünlerini, üretim teknolojisini ve şebekelerini yenilemek durumundadır.
Bunlardan ayrı olarak dış dünyada da bazı değişiklikler oldu. Bunlar bilgisayar ve yan donanımını üreten şirketler, kablolu TV işletmecileri, mikrodalga donanımı üreticiler vb. Şirketleri ortaya çıkmasıdır. Ayrıca tüketiciyi koruyucu yeni akımın ortaya çıkması şirketlere baskı unsuru teşkil etmektedir.
BÖLÜM 6:
BİR SÜPER SANAYİLEŞME MODELİ:
Sanayi çağında fabrika insanların yaşamlarını şekillendiriyordu ve insanlar uyku ve uyanıklık saatlerini fabrikalara göre belirliyordu. Ayrıca diğer kurumlar da giderek fabrikalara benziyorlardı. Bugün iki şey bu yapıyı değiştirmektedir.
1)Kentler ana üretim merkezi olmaktan çıkmakta
2)Fabrikalar yegane üretim araçları olma işlevini kaybetmektedir.. Çünkü makinelerin yoğun olduğu ekonomik düzenden bilgi yoğun bir düzene doğru kayıyor.
Fabrikalardan standard ürünler üretmesi bekleniyordu. Bürokrasi de standart kararların üretimine yarayan bir makine olarak kullanılıyordu. Bürokrasi sanayi çağının en belirgin organizasyon modeli haline gelmişti. Ama süper sanayi toplumunda bürokrasi yerini "adhokrasiye" bırkacaktır. Bu sistemde duruma göre gelip geçici olan iş birimleri arasında gerekli bağlantı kurulur ve organizasyon içinde birlik sağlanmaya çalışılır. Gelecekte iş adamları kurallara değil (sanayi çağında olduğu gibi) koşullara uyacaktır.
Sanayileşmiş ülkelerde, güç başkentlerde yoğunlaşmıştır. Ama bu dönemde güç diğer bölgelere de kayma eğilimindedir. Ayrıca bu dönemde insanlar maddi değerlerden çok ekonomi ötesi değerlere sahiptir.

<_script /> var fe = FindFrame("toc", top); if ((fe != null) && (chmtop.c2wtopf.jstree != null)) { if (chmtop.c2wtopf.FITEMS[chmtop.c2wtopf.pagenum] != chmtop.c2wtopf.pageid) chmtop.c2wtopf.jstree.OpenTreeNode("" + chmtop.c2wtopf.pageid); } <_script />

« Önceki Sayfa |1 / 3 |